Tn İstanbul Medya Reklam Turizm Ticaret Limited Şirketi
2021-11-10 13:48:37

Çin ekonomisi yavaşlarsa ne olur?

Rahmi İncekara

rahmiincekara@hotmail.com 10 Kasım 2021, 13:48

Çin ekonomisi bir dizi gelişmenin etkisiyle yavaşlamaktadır. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in gayrimenkule olan bağımlılığı azaltma isteği, eğitimden teknolojiye kadar sektörleri düzenleme konusundaki baskısı, küresel ölçekte yaşanan enerji kesintilerinin etkisi, Covid-19 salgınında yaşanan artış eğilimi, Çin ekonomisinin yavaşlamasındaki önemli başlıkları oluşturmaktadır.

Bank of America ve Citigroup, Çin’in 2021 yılında beklenen yüzde 8,2’lik büyüme oranının altında kalma ihtimalini belirtmiştir. Çin ekonomisinde yaşanan bu yavaşlamanın 2022 yılına da sarkabileceği, büyümenin 2022 yılında yüzde 5’in altına düşebileceği konusunda da tahminler bulunmaktadır. Covid-19 salgınının başlangıcı olan 2020 yılında Çin ekonomisindeki yüzde 2,3’lük büyüme hariç 2022 yılında tahmin edilen söz konusu yüzde 5 ve yüzde 5’in altındaki büyüme oranı son 30 yıldaki en zayıf büyüme oranının yaşandığı yıl olarak Çin tarihine geçecektir.

Deng Xiaoping’in 1970’lerin sonundaki modernizasyonları, Zhu Rongji’nin 1990’larda devlet işletmelerini ve finansı yenilemesine benzer şekilde Çin ekonominin 20 yılda bir güncellenmesi gereği ile Xi Jinping’in güncelleme adım atması, ekonomik yavaşlamanın sistemsel açıklaması olarak göze çarpar. Çin’in, ekonomik modelini ülkenin borç yükünü artırarak kendisini dünyanın ikinci büyük ekonomisi olmaya taşıdığı patlama yıllarından kaydırmaya kararlı olduğunu belirtmek gerekir. Xi Jinping, ABD’den gelen teknoloji kısıtlamaları tehdidine karşı koymak amacıyla, finansal riskleri hafifletmek için borç büyümesini dengeleme ve finansal kaynakları yüksek teknoloji üretimine kaydırma planını devreye sokmaktadır.  

Ortak refah girişimi

Ortak refah girişimi, Çin ekonomisinin bazı sektörlerini sarsmaktadır. Çin’in yeni politik felsefesinde “büyümeden ziyade, sosyal eşitliğe daha fazla ağırlık verilmesi” temel değişimi işaret eder. Açıklanan verilere baktığımızda, bir önceki çeyrekteki yüzde 7,9 büyümeden üçüncü çeyrekte yüzde 4,9’a düşen bir büyüme oranı görülür. Büyümede keskin bir yavaşlama olduğunu gösteren bu veri, enerji kıtlığı devam etmesi ve önümüzdeki günlerde yeni Covid-19 enfeksiyonlarının artmasıyla hız kesmeden devam eden “ekonomik yavaşlamayı” muhtemel kılmaktadır.

Borç kontrol politikası

Salgın öncesinde dahi, Çin, borç risklerini hafifletme isteği nedeniyle beklenenden daha yavaş büyüme ile şaşırtıyordu. Bu durum ABD ile yaşanan ticaret savaşının büyümeyi tehdit etmesine rağmen, Çin’in geniş çaplı teşviklerden kaçındığı anlamına denk gelir. Covid-19’un etkilerini hafiflettikten sonra Çin’in, borç kontrol politikası devam etti. Evergrande Group gibi emlak şirketleri “borç kontrol politikası” konusunda en büyük etkiyi hisseden kesim oldu. Ülkenin sınırlı kaynaklarının israf edildiğini belirten Xi Jinping, tüketici teknolojisi, özel ders ve emlak sektörlerini yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır. Çinli yetkililer açısından ortaya çıkan ekonomik yavaşlama şaşırtıcı değildir.

Çin, son haftalarda bazı politikaları gevşetebileceğinin sinyallerini vererek, bankalara emlak sektörünü kısa vadeli bir teşvik olarak kullanmama sözlerini tekrarlasa bile ipotek kredilerinin hızını artırmalarını belirtmiştir. Çin Halk Bankası Başkanı Yi Gang, 2021 yılı için yüzde 8’lik bir büyüme gördüğünü ve buna ulaşmak için mevcut çeyrekte sadece yüzde 3,9 oranında büyümenin yeterli olacağını açıkladı.

Büyüme tüm dünyada yavaşlıyor

Çin’in yavaşlaması, küresel toparlanmanın ivme kaybetme riskiyle paralel düşünülmelidir. Çin ekonomisi yavaşladığında, büyüme tüm dünyada yavaşlar. Çin’de yatırımların azalması riski en çok Avustralya, Güney Afrika ve Brezilya gibi emtia ihracatçılarını etkiler. Malezya, Singapur ve Tayland gibi ticaret partnerleri de bu süreçten nasibini almaktadır. Şili ve Peru gibi ülkeler, Çin’e önemli miktarda emtia göndermektedir. Çin’deki zayıf gayrimenkul ve diğer sabit kıymet yatırım faaliyetlerinin etkisini hissetmeleri kaçınılmazdır. Soğuyan Çin ekonomisinin olası bir avantajı, küresel enflasyon baskılarını hafifleyebileceği gerçeğidir.

Şimdilik en kötümser tahmin bile Çin’in ekonomik büyümesinin bu yıl yüzde 7,5’in üzerinde olacağıdır. Bu oran, Çin büyüklüğünde bir ekonomi için nispeten hızlı bir oranı ifade eder. Çin, 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılayı 2020 seviyelerinden iki katına çıkararak yıllık yüzde 5 civarında büyüme anlamına gelen bir hedef belirledi. Bu tablo, politika yapıcılar için iyi bir zemin olabilir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.