Thanx Mimarlık Kurucu Ortağı Zeynep Yılmaz: “Başarının Sırrı, İşini Severek Yapmak ve Mütevazı Olmak”

“Başarının Sırrı, İşini Severek Yapmak ve Mütevazı Olmak"

0
2826

İç mimarlık ve dekorasyon alanında çok sayıda projeye imza atan Thanx Mimarlık, alışılmışın dışında ürünlerle mekanlara mobilya ve aksesuar anlamında farklılık katıyor. Thanx Mimarlık’ın Kurucu Ortağı Zeynep Yılmaz, “İş hayatında başarılı olmak için en büyük sır, işini severek yapmak, müşteriye saygı duymak ve mütevazı olmak” diyor.

Kendinizden ve eğitim geçmişinizden kısaca bahseder misiniz?
Çocukluğumdan beri mimarlık okumak istedim. Rahmetli dedem ve babam avukattı, ama aklım hep mimarlıktaydı. Sabahlara kadar dayımın çizdiği projeleri ve maketleri seyrederdim. Rahmetli babamın vasiyeti, “Ne olursan ol önce anne ol” idi. Sanırım en büyük meslek anneliği yerine getirdim. Şimdi ise hayallerimdeki işi yapıyorum. 8 sene Fransız okullarında okuduktan sonra Marmara Fakültesi İşletme bölümünü bitirdim.

İş dünyasına adım attığınız ilk yıllarda yaşadığınız zorluklar oldu mu?
Para benim için her zaman amaç değil araç oldu. Mimarlık şirketimiz Thanx’i kurarken ortağım Melda Aksu ile hedefimiz, Türkiye’de olmayan bir konsept yaratmak ve mimarlık ile büyük açık olan tasarım aksesuarları buluşturmaktı. Farklı aksesuarlar ithal ederek Thanx Co markasını oluşturduk. Hiçbir zorluk yaşamadık ve işimizi hep severek yaptık. Bugün hayalimdeki işi yapıyorum, ama hayallerimde daha büyük projeler de var. O yüzden hep bir basamak daha ileri gitmeyi hedefliyoruz. Özellikle en büyük hedefimiz yurt dışında bir projeye imza atmak.

İş hayatında başarılı olmanın sırrı sizce nedir?  Kadın girişimciler için önerileriniz neler olur?
En büyük sır işini severek yapmak ve müşteriye saygı duymak. Ne kadar başarılı olursan ol kibirlenmemek ve mütevazı olmak. Kadın girişimcilere, sadece evlenip çocuk yapmanın ötesinde, hayallerine, kendilerine ve çocuklarına kendi ayaklarının üstüne basarak sahip çıkmalarını önerebilirim.

Thanx Mimarlık’ın kuruluş sürecinden ve faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz? Bugün kimlere hitap ediyorsunuz?
Thanx Mimarlık firmasını, ortağım Melda Aksu ile 2008 yılında hem iç mimarlık ve dekorasyon alanında hizmet vermek hem de yurt dışından ithal ettiğimiz alışılmışın dışında ürünlerle mekanlara mobilya ve aksesuar anlamında farklılık katmak için kurduk. İlk yıllarımızda ağırlıklı olarak ofis ve konut projeleri üzerinde çalıştık. Bugün portfolyomuza dönüp baktığımızda hastaneden restoran projelerine, spafitness alanlarından dış mekan düzenlemelerine varıncaya dek pek çok farklı mekanın iç mimari proje ve uygulamalarına imzamızı atmış olduğumuzu görüyoruz.

Projelerinizi hayata geçirme sürecinizi anlatır mısınız? Nelere öncelik veriyorsunuz?
Müşteri bize geldiği zaman, ihtiyaçlarının ne olduğunu belirleyerek ilerliyoruz. Öncelikle, mekanın gidip görülmesi ve rölövesinin çıkarılması daha sonra müşteri ihtiyaçlarına uygun fonksiyonel ve estetik çözümler üretilmesi gerekiyor. Sonrasında, müşterinin çıkacak sonucu hayal etmesi için üç boyutlu mimari çizimlerinin yapılması ve tasarımda müşteri ile ortak bir karara varıldıktan sonra malzeme, mobilya gibi  seçimlerinin yapılmasıyla proje başlıyor. Müşterinin isteklerine göre, fonksiyonelliğe yenilikçi olmaya (parkede, aydınlatmada, boyada), gittiğimiz fuarlarda gördüğümüz yeni teknoloji ve malzemeleri kullanmaya özen gösteriyoruz.

Önümüzdeki dönem için hedefleriniz neler? Yurt dışı projeleriniz var mı?
Londra’da yapacağımız iki büyük projemiz var. Daha öncede burada yaşadığım için çalışmak çok keyif verici olacak. Türkiye’de ise devam eden konut ve restoran projelerimiz var. 2016-2017 yılında mimari tarafa ağırlık verdik. Otel ve restoran projelerinde başarılı çalışmalar yaptık. 2018’de ise yapmış olduğumuz bu iş ortalıklarından gelen yeni tekliflerle otel projelerine devam etmeyi planlıyoruz. Bunun yanı sıra, 2018 yılında Avrupa’dan aksesuar obje ve mobilya ithalatına ağırlık vermeyi düşünüyoruz.

Tasarım ve dekorasyon konusunda destek almak isteyen kurumlar, sizce neden Thanx Mimarlık’ı tercih ediyor?
Bugüne kadar yaptığımız işlerde aldığımız üç önemli geri dönüş var: Birincisi, yapmış olduğumuz mekanları ve projeleri zamanında teslim etmemiz. İkincisi, tasarım anlamında farklı ve kendine özgü yaşam alanları oluşturmamız. Üçüncüsü ise bütçe ve maliyet konusunda her zaman müşterinin yanında olmamız. Ekonomik çözümlerle de güzel çözümler ortaya koymamız.

Dekorazon.com’dan bahseder misiniz? Bu fikir nasıl hayata geçti? Bu web sitenizle ilgili yeni hedefleriniz neler?
Amerika’da çok sevdiğim bir dükkan olan, Anthropologie’den alışveriş yaparken Türkiye’de açılsa derdim. Franchise almak için uğraştım, ama Amerika ve İngiltere dışına vermiyorlardı. Sonra yakınlarımın tavsiyeleri ile internet sitesini açmaya karar verdim. Uzak Doğu’da bu firmanın tedarikçileri ile anlaşıp aynı ürünleri ithal ettik ve Dekorazon’u kurduk. Yakın zamanda, Türkiye’de olayan sıra dışı ürünleri getirme ve uygun fiyatlara internette müşteriyle buluşturma hedefimiz var. Şu sıralar, futbol kulüpleri ile görüşüp lisanslarını alacağımız ev aksesuar ürünleri ve objeler tasarlıyoruz.

Tasarım ve dekorasyonda son trendler neler? Siz kendi evinizde ve ofisinizde nasıl bir dekorasyon tercih ediyorsunuz?
Mekanlarda pirinç malzemeler, koyu renk tonları, mermer malzemeler daha düz formlu modern mobilyalar ve geometrik desenler son trendler arasında yer alıyor. Kendi evim pop art tarzında, renkli ve sıra dışı.

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Boş zaman pek yok, vaktim çocuklarım, işim, ailem ve arkadaşlarımla geçiyor. Yalnız kalıp kafa dinlemek gibi bir lüksüm yok. Olduğu zamanlarda alışık olmadığım için sıkılıyorum. Ofisim ve evim Zorlu’da. Bir asansör ile işe gidip gelmek en büyük lüksüm. Sabah çocuklarımı okula gönderdikten sonra yürüyüşe çıkıyorum. Sonra ofis, toplantı, arkadaşlar, sohbetlerle ve akşam kızlarla bir günüm yoğun olarak geçiyor. Arada tatile de çıkıyoruz. Ekibim sağlamdır gözüm hiç arkada kalmıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here