CAM TAVAN SENDROMU

Yrd. Doç. Dr. A. Özlem Gökmoğol Psikiyatri Uzmanı İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi

0
2086

Kadınların çalışma hayatına girmesiyle birlikte; işe alımlarda, terfi ve atamalarda, hizmet içi eğitimlerden yararlanma oranlarında, işten çıkarılmalarda ve emeklilik alanında tanınan haklarda kadınlar aleyhine giden bir ayrımcılık söz konusu olmaya başlamıştır.

İşyeri ortamları genellikle erkek egemen ortamlar olmakta; kadınlar, hafife alınabilmekte ve bazı eşitsizliklere maruz kalabilmektedirler. Başlangıçta rahatsızlıklarını dile getiren erkekler bir süre sonra “Biz biraz kadınlaştık, onlar da biraz erkekleştiler” demeye başlamaktadırlar.

Kadınların, yönetici konumuna ulaşabilmek için verdiği mücadele ve kendini ispatlama zorunluluğu erkek meslektaşlarına nazaran daha yoğun olmaktadır. Her şeyden önce kadın çalışma yaşamı ile aile yaşamını dengelemek zorundadır. Kariyerinde hangi noktada olursa olsun, bir kadının-annenin özellikle de çocukla ilgili sorumluluklarını ikinci plana atabilmeleri neredeyse olanaksızdır. Dolayısıyla yarışın pek de adil olduğu söylenemez.

İş yaşamında üst düzey yönetici konumunda çalışan kadınların belirli bir düzeyden sonra yükselmelerini sekteye uğratan faktörlerin tümüne cam tavan sendromu denmektedir. Bu sendromun altında yatan temel düşünce “Kadın bir gün gelip ailesi ile kariyeri arasında bir tercih yapması gerekirse aile yaşamını tercih eder, işini aksatır, dahası yarı yolda bırakabilir” şeklindedir. Kariyerinde yükselmekte olan kadın belli bir noktadan sonra görünmez bir tavana çarpar, ancak engelin ne olduğu tam olarak anlaşılamaz. Cam tavan sendromu olarak adlandırılan bu durum cinsiyet ayrımcılığından farklı bir kavram. Bu durumda kadının beceriksiz olduğundan, yapamayacağından söz edilmiyor, sadece kadınlık rollerinden dolayı aile ve iş yaşamını bir arada götüremeyeceği varsayımı söz konusu edilmektedir.

Peki; bu görünmez tavanı oluşturan temel faktörler neler olabilir?

Yönetim aşamasındaki pek çok kadın daha fazla yükselmek konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar. O konumun getirdiği iki şeyden kaçınabilirler; biri politik çatışmalar, polemikler ve hırs, diğeri ise aile yaşamlarının zarar görebileceği endişesi. Kişisel olarak kabul edilebilecek bir başka neden ise; kadının kendi kişisel yeteneklerini ve/veya eğitimini o yere uygun görmemesi olabilir. Kendine güvenen, hırslı, başarma arzusu ve azmi olan, kariyerine önem veren kadınların yükselmeye ve yükseldikleri yerde başarılı olmaya daha fazla aday oldukları söylenilebilir.

Hedef koyamamak ise cam tavan sendromunun bir diğer nedeni olarak gösterilebilir. Hedef koyma veya koyamama tercihinin ne kadarının kadının kişisel özellikleri ne kadarının ise toplumun dayatmasıyla belirlendiğini ayırt etmek ise oldukça zor olmaktadır.

Yönetici konumundaki kadınların aile ile işi arasında tercih yapmaları istendiğinde çok zorlansalar da çalışma tarzını veya programını değiştirmek ve bu haliyle her ikisini de bir arada götürmek gibi ara çözümler bulmaya gayret ettikleri gözlenmektedir. İş yaşamında kadınlara çocukları veya aile ile ilgili bir izin almak istediklerinde daha sıcak bakılır, daha anlayışla yaklaşılır gibi görülürken, terfi-yükselmelere sıra geldiğinde bu izinler hemen hatırlanmakta ve olumsuz etki yaratmaktadır.

Son olarak da cam tavan sendromuyla baş etmek için yararlı olabileceğini düşündüğüm öneriler;

  1. Tercih yapma durumunda kaldığınızda toplumun dayattıklarından arınarak düşünün “Ne istiyorum”, “Gerçekten yükselmeyi istiyor muyum- istemiyor muyum” diye kendinize sorun.
  2. Kararlı, tutarlı, hırslı olun, hedefe yönelik davranın, tuttuğunuzu koparan bir tutum sergileyin.
  3. Model olmaya çalışın. Çalışan bir anne olarak kızınıza iş ve ailenin bir arada gidebildiğini gösterin ve ona destek olun. Oğlunuzun her istediğini yapmayarak ev yaşamının paylaşılması gerektiğini ona göstermiş olun.
  4. İşyerinizde varsayımların sorgulanmasını talep edin. Kadını her koşulda ailesini tercih edeceği varsayımına karşı savaşın.
  5. Ev işleri konusunda eşinizden yardım istemek yerine, bu işlerin ikiniz arasında paylaşılması gereken şeyler olduğu düşüncesini eşinize yerleştirmeye çalışın.
  6. Ev yaşamınızla iş yaşamınızı birbirine karıştırmamaya büyük özen gösterin. İşi eve evi işe getirmeyin. Çocuklarınıza ilişkin olabildiğince az izin almaya çalışın.
  7. Üst düzey yönetici konumuna geldiğinizde sizinle çalışan kadınları destekleyin. Yükselmiş olmanın keyfini yaşarken o yere gelene kadar yaşadığınız zorlukları da akılda tutun. Hangi cinsten olursa olsun, motivasyonu yüksek, yetenekli kişilerin önünü açın.
  8. Çocuk yetiştirirken öğrendiklerinizi iş yaşamına uyarlayın
  9. “Ben bunu yapamam derken” derken çok düşünün, “yapamayabilirim, ancak yapabilmek için elimden gelen gayreti gösteririm” demeyi tercih edin. Yeteneklerinizi zorlayın ama sınırlarınızı da unutmayın.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here