Ar-Ge Teşvikleri Can Simidi Değildir!

Evet, böyle bir algı var. Aslında bu algı çoğu zaman medya tarafından da besleniyor; ancak Ar-Ge teşvikleri sanılanın aksine şirketler için can simidi değildir.

0
1705

Öncelikle can simidinin kullanım amacını hatırlayalım. Can simidi; iş işten geçtikten ve kişi denize düştükten sonra hayatını kurtarmak için kullanılır. Yani olası önlemler alınmış ancak yetersiz kalmış veya hiç alınmamış ve istenmeyen bir durum meydana gelmiş ise bu durumu telefi etmek için son önlem olarak can simidine sarılabilirsiniz.

Öte yandan Ar-Ge teşvikleri bu görevi görmez. Bunun temel nedeni bu teşviklerin ödeme esaslı yapısı ve değerlendirme süreçlerinin uzunluğudur. Yani siz “aman artık teşvik almalıyım” dediğinizde, teşviklerin geri dönüşü için gerekli olan nakdi varlığınız ve bu geri dönüşü beklemek için gerekli olan zamanınız yoksa iş işten geçmiş olur.

Peki, o zaman Ar-Ge teşvikleri ne işe yarar? Aslında Ar-Ge teşvikleri “can yeleğidir”.

Çünkü Ar-Ge teşviklerine başvuracaksanız eğer henüz daha işler yolunda giderken veya ufukta bir problem olacağını düşündüğünüz zaman başvurularınızı yapmanız gerekiyor. Bu sayede olumsuz bir durum ile karşılaştığınızda sizi fayda sağlayacak olan teşvik mekanizması çoktan devreye girmiş olacaktır.

Firmaların sıklıkla yaptığı hata işler yolunda giderken faydalanabilecekleri teşvikleri es geçmeleridir. Bunu genellikle prosedürlerin yoğunluğu ve zamansızlığa bağlarlar ancak esas neden nakit akışının keyif verici olmasıdır. Ek bir finansmana gerek kalmadan yeterli karlılık sağlandığı için kimsenin aklında Ar-Ge teşvikleri gibi uğraşması zaman alan ancak net faydası yüksek olan konular gelmez.

Ancak eğer projeleriniz ve şirketiniz gerekli kısıtları yerine getiriyorsa ise bu tür teşviklerden faydalanmanın en mantıklı şekli zaten işler yolunda ve nakit akışınız güçlü iken harekete geçmektir. Bu sayede hem ödeme esaslı süreci yönetebilecek nakit esnekliğiniz hem de makro veya kurum bazlı yaşanabilecek olumsuzluklardan dolayı olası zaman sarkmalarına karşı direnciniz olacaktır. Bunu yapmış olmak, üzerinizde her an şişirmeye hazır bir can yeleği taşımak demektir. Teşviklerden elde edilen kazanç ise rekabet üstünlüğü, yeni projelerin finansmanı veya operasyonel verimlilik gibi farklı amaçlar için kullanılabilir.

Öte yandan en azından ufukta problem olduğunu hissettiğinizde dahi harekete geçmez iseniz her şey için çok geç olabilir. Özellikle aynı anda birçok şirketin teşviklere başvuru yapması zaten kısıtlı olan kaynak üzerine baskıyı artıyor ve değerlendirme süreçlerinin daha da uzamasına neden oluyor. Özellikle nakit akışında sıkıntıya girmeden önce Ar-Ge teşviği onaylarını almış olmanın ciddi faydası olacaktır.

Ar-Ge teşvikleri kapsamında nakit desteğin yanı sıra ciddi vergisel avantajlarda sağlanıyor. Örneğin zamanında harekete geçerek Ar-Ge Merkezi kurmuş olan bir işletme sağladığı %35’e varan vergi avantajı ile kriz durumlarında daha dayanıklı hale gelebiliyor. Kriz sonrasında pazarını büyütmek için avantajını korumuş oluyor. Ancak kriz ortası geldiğinde harekete geçmeye çalışmak hem zaman hem de psikolojik baskı anlamında şirketleri yoruyor. Ayrıca kimi zaman mecburi personel çıkarmaları nedeniyle kriz öncesi yapılabilecek teşvik başvuruları kriz zamanı yapılamıyor ve sağlanabilecek olan vergisel avantajlar ve nakdi destekler için imkan kalmıyor.

Ekonomik zorluklar depremler gibi ansızın ve habersiz gerçekleşmez. Öncü göstergelerini aylar, kimi zaman yıllar öncesinde görebilirsiniz. Birçok ulusal ve uluslararası ekonomik gösterge ve bunun dışında gündemi takip ederek olası daralmaları tahmin edebilirsiniz. Ancak eğer her gün deniz süt liman olacak gibi davranırsanız, fırtınalı zamanlarda limana sığınmak için yeterli vaktiniz kalmayabilir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here