Mukarnas’la Kervansarayların Tarihsel İzlerine Yolculuk

Mukarnas'la Kervansarayların Tarihsel İzlerine Yolculuk

0
1482

PART Gallery, kurucusu ve küratörü olan Pınar Kanber’in Mukarnas isimli sergisini sanatseverlerle yeniden buluşturuyor. 13 Ocak’a kadar ziyaretçilere açık olan sergisini anlatan sanatçı Kanber, “Kervansaraylarda kapılara ayrı bir önem verilmiş ve mukarnaslarla bezenmişlerdi. Bu, kapıdan giren barışla, birlikle girsin ve çıksın mesajıdır” diyor.

Resimlerinizde nelerden ilham alıyorsunuz?
Sanatçılar dünyayı dönüştürmeye çalışırlar, söylenmemişi söylemek farklı kombinasyonlar kurarak yepyeni anlamlar üretmek. Üretim süreçlerinde yüreğine dokunanları bilinçaltına biriktirdikleri görselleri eserlerine taşırlar. Sanat benim için de sadece mutlu etme aracı değil; aynı zamanda gerçeklerle yüzleşme, düşündürme, sorgulama aracıdır. Bu yüzden resimlerimin kaynağı her zaman yaşam ve yaşamın sürekliliği içindeki zaman kavramları olmuştur. Bilinçaltına birikmiş izlenimler ile şimdikinin birleşimi olan bir dünyayı yansıtırken söylemek istediğim söz ve anlatımcı olgu, üretim süresince itici bir güç oluyor.

Son serginizde kervansarayları anlatıyorsunuz. Bu fikir sizde nasıl oluştu?
Yaklaşık 12 yıldır İpek Yolu ve kervansaraylar üzerinden tarihsel ve kültürel bir araştırma içerisine girdim. Kilometrelerce gidilen yollar ve görülen onlarca Kervansaray sonucunda araştırmalar yaptım; yerel halkla konuşarak onların hikayelerini biriktirdim, fotoğraflar çektim, çizimler yaptım en sonrasında atölyemde bilinçaltımda biriktirdiğim duygu yoğunluğu ile resimler ürettim. Kısaca Kervansaraylar tiryakilik boyutuna geldi benim için 12 yıl geçmeyen bir hastalık gibi… Kervansaraylarımız, kültürel bir mirasımız olmasının yanında tarihimizde çok önemli bir yer tutuyor. Anadolu coğrafi konumu nedeni ile her zaman bir geçit ve köprü görevi görmüştür. Doğunun ipek, baharat ve diğer ürünlerinin kervanlarla Batıya taşınması, Çin’den Avrupa’ya uzanan ve bugün İpek Yolu olarak adlandırılan ticaret yollarını oluşturmuştur. Bu yollar üzerinde ticareti geliştirmek ve yolların güvenliğini sağlamak amacı ile 30 – 40 km aralıklarla kervansaraylar kurulduğunu görüyoruz. Çevreleri yüksek duvarlardan oluşan bu güçlü yapılar, geceleri güvenli bir şekilde konaklamaları ve çeşitli ihtiyaçlarını buralarda gidermeleri için rahat ortamlar olarak tasarlanmışlardı. İçerisinde barınma, yemek, aşevi, mescit, nalbant, ticari eşyalar için depolar, araba tamirhaneleri, hastane, kütüphane, hamam, ayakkabı tamircisi, eczane, hayvanlar için yem ve veteriner bulunurken hatta vefat eden bir kervancı olursa defin hizmetleri bile veriliyordu.

“Mukarnas, İslam sanatında mimari yapılarda gördüğümüz geometrik bir bezeme şeklidir. Evrensel birlik ve denge düşüncesi çokgen ve çok köşeli yıldızlarla somutlaştırılmıştır. Benim de sergime Mukarnas adını koymama sebeptir. Evrensel birlik, denge ve barışa en ihtiyacımızın olduğu süreçleri yaşıyoruz.”

Mukarnas serginizin çalışmalarına başlarken ilk durağınız neresiydi? Bu çalışmalarınızda, sizi en çok neler etkiledi?
1150 yılında Selçuklu Sultanı I.Mesut tarafından yapılan Alayhan Anadolu’da yapılan ilk kervansaray ve Selçuklu mimarisinin en önemli simgesi olan çift başlı kartal figürünün taşıyan ilk kervansaraydır. Benim için de çalışmalarımın ilk durağı Alayhan oldu. Fakat tarihi miras olarak adlandırdığımız bu yapıların yok olmaya mahkum olması, taşlarının kullanılmak için yıkılmaları, ortalarından yolların geçmesi ve bir çoğunun tamamen tahrip edilmesi ve yerlerinin bile bilinmemesi beni çok etkiledi. Yüreğimdeki bütün devinimler, gizler, duygular ve dışavurumlar ile onları resmetmeye başladım. Resmi araç olarak kullanarak geçmişi vurgulamak ve kervansarayların varlığına farkındalık yaratmak istedim. Güncel olandan hareketle geriye doğru bakarak, Selçuklu kervansaraylarının verilerini birleştirici öğelerini, tarihsel ve toplumsal dönüşüm içerisinde ele aldım. Mimarisi o kadar etkileyiciydi ki her karesi ayrı bir kompozisyon, ayrı bir resim olabiliyordu benim için. Adeta zamana, doğa şartlarına ve özellikle insanlığa karşı bir anıt gibi direnen kervansaraylarda kapılara ayrı bir önem verilmiş ve mukarnaslarla bezenmişlerdi. Mukarnas, İslam sanatında mimari yapılarda gördüğümüz geometrik bir bezeme şeklidir. Evrensel birlik ve denge düşüncesi çokgen ve çok köşeli yıldızlarla somutlaştırılmıştır. Kapıdan giren barışla, birlikle girsin ve çıksın mesajıdır. Benim de sergime Mukarnas adını koymama sebeptir. Yaşadığımız kaotik ortamı düşünürsek; evrensel birlik, denge ve barışa en ihtiyacımızın olduğu süreçleri yaşadığımızı söyleyebilirim.

Mukarnas’taki çalışmalarınızda kullandığınız teknik ve renklerle ilgili neler söylemek istersiniz?
Her biri yeniden keşfedilmeyi bekleyen bu mimari formları ve biçimleri, üst üste uyguladığım tekniklerle biçimsel yaratmayı sürdürerek ve nesneleri başkalaştırıp dönüştürerek farklı formlar yarattım. Yani her türlü etki ve oluşlar, dökme, akıtma, püskürtme, yer yer silme, kazımalar gibi etkilerden faydalandım. Gerçekçi mimari anlayışı modern sanat düzenlemesi içinde anlatırken bugün ve geçmiş arasında bir anlamda görsel bir köprü kurmak amacı ile nesne-zaman bulgusunu kullandım. Soğuk sıcak renkler, açık koyu lekeler geçmiş ve şimdiki zaman arasındaki farklılıklara göndermeler yaparken, çizgiler geçmişteki mimari formları şimdiki yaşama sıkı sıkı sarılmasına sebep olan bağların da simgesi oluyor. Kaderine terk edilmiş, unutulmuş, yok olmaya yüz tutmuş, eskimiş ve solmuş kervansaraylar; canlı renklerle dile gelir, turuncular fısıltı olur, kırmızılar çığlık… Yeniden ve yeniden üretmek onların seslerini renkler aracılığı ile duyurmak için…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here