'Koçluk, Danışmanlık ve Sürekli Gelişim Çözümlerimizle, Verimliliği ve Farkındalığı Arttırıyoruz'
Kankalite, hem kurumlara hem de bireylere özel koçluk ve sürekli gelişim hizmetleri sunuyor. Bu hizmetlerin KOBİ’ler için önemini anlatan Kanka

Kankalite, hem kurumlara hem de bireylere özel koçluk ve sürekli gelişim hizmetleri sunuyor. Bu hizmetlerin KOBİ’ler için önemini anlatan Kankalite Koçluk Gelişim Danışmanlık şirketinin kurucusu Handan Öztürk, “Yönetici Grup Koçluğu ve çeşitli proje ekiplerinin kurum içinde oluşturulması sonucunda daha özgün, kapasitesi ve verimi artmış kurumlar doğuyor” diyor.
-Kankalite’nin kuruluş sürecinden ve hizmetlerinden kısaca bahseder misiniz? Kankalite farklı bir kurum ismi. Neden Kankalite?
Kankalite, 2009 yılından bu yana Ankara’da faaliyet gösteriyor. Kankalite, üç kelimenin iç içe geçmiş hali. Bu kelimeler; Kan; sunduğumuz Kurumsal Gelişim Danışmanlığı, Sürekli Gelişim Eğitimlerini ve Profesyonel Koçluk hizmetlerini temsil ediyor. Kanka; iş yapış şeklimizi temsil ediyor. Her ne kadar çocukluğum ve gençlik yıllarım farklı ülkelerde geçmiş olsa da, çocukluğumdan beri Türkiye’nin temsili konusuna hep aktif rol aldım. Kurumumuz da ülkemizin değerlerini yansıtıyor. Türklerin dostluk, samimiyet, içtenlik, cesaret, dürüstlük, işbirliği, misafirperverlik ile ön plana çıkması, eğitim veriş şeklimize de yansıyor. Kalite ise verdiğimiz hizmeti ve hizmet sonrası sonucu temsil ediyor. Biz kurumlara özel hizmet sağlıyoruz. Bunun için, her kurumun özgün olduğu gerçeğinden yola çıkarak, hizmet öncesi kurumun mevcut durumunu ve ihtiyaç analizini kapsayan detaylı bir hazırlık hizmeti sunuyoruz.
-Sunduğunuz bu hizmetler özellikle hangi sektörlere hitap ediyor?
Kankalite’yi kurmadan önce yöneticilik yaptığım kurumlar petrol, enerji, ticaret, üretim, teknoloji, holding gibi geniş ağları olan çok uluslu kurumlar olduğundan, ilk yıllarda bizi öncelikle bu sektörler tercih etti. Sonrasında bankalar, büyükelçilikler, topluluklar, kamu kurumları, askeri kurumlar, savunma sanayisinde yer alan kurumların da tercihi olduk. Hizmetlerimiz kurumlara özel, İngilizce ve Türkçe dillerinde olduğundan ülkemizde olduğu gibi, diğer ülkelerde de tüm sektörlere hitap ediyor.
-Sunduğunuz çözümlerin şirketler için önemi konusunda neler söylemek istersiniz? Kurumlar en çok hangi alanlarda sizden danışmanlık hizmeti alıyorlar?
Değişen dünya dinamiklerine ayak uydurmamız gerekiyor. Bu sebeple, sürekli gelişmek ve değişen dinamiklerin nabzını tutmak elzem. Dışardan beslenmeyen kurumlarda şirket körlüğü oluşabiliyor. Bunun olası olduğunun farkındalığında olup, kurumungelişemediğini fark edip önlem almak gerekiyor. Bunun en etkili yolu da dışarıdan tecrübeli uzmanlardan hizmet almak. Sürekli gelişim adı altında;Stratejik Planlama, Organizasyonel Gelişim/Kapasite Arttırımı/Yetkinlik Arttırımı, Yetenek Yönetimi, Liderlik Programları, Projeler Yönetimi, Üst Düzey Yönetici Koçluğu, Yönetici Grup Koçluğu, Bürokrat Koçluğu, sürekli geliştiren motivasyonel konuşmalar, gelişim atölyeleri, seminerler, stratejik toplantıların etkin yönetimi için moderatörlük gibi hizmetler sunuluyor.
-KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntılar konusunda neler söylemek istersiniz? Bunlar için çözüm önerileriniz neler olur?
Benim KOBİ’lere öncelikle tavsiyem; nokta atışı ve özgün çalışmalar olur. İlk adım Üst Düzey Yönetici Koçluğu ve Yönetici Grup Koçluğu olabilir. Örneğin KOBİ’lerde; delegasyon ile ilgili sorunlar olabiliyor. Bu da yöneticilerin çalışanlardan daha fazla iş yüklenmesine sebebiyet veriyor. İş yükü analizi yapıldıktan sonra delegasyon yetkinliği kazandırılarak, kurum içinde dengeli iş dağılımı ve kaliteli, verimli çalışma saatinin artması sağlanabilir. Bir diğer nokta ise aile şirketlerinde, aile bireyleri arasında uyum yakalanması zor olabiliyor. Bu durum çalışanlara yansıyor. Gruplaşmalar ve aslı olmayan konuşmalar olabiliyor. Kurum ortaklarının uyumu ve ortak vizyonu konusunda, yönetici grup koçluğu ile hızlı verimli sonuçlar alınıyor. Bununla birlikte kurul toplantılarında etkin toplantı yönetimi için moderatörlük hizmetimiz fayda sağlıyor.
-Kankalite’nin sunduğu hizmetlerin KOBİ’ler için önemi nedir?
KOBİ yöneticilerinin karar alma süreçleri çok uzun sürebiliyor.Özellikle ortaklı kurumlarda. Halbuki KOBİler çevik olmalılar. Yönetici Grup Koçluğu ve çeşitli proje ekiplerinin kurum içinde oluşturulması sonucunda daha özgün, özgüvenli, çevik, kapasitesi ve verimi artmış kurumlar doğuyor.Sadece KOBİ’lerde değil, çalıştığım tüm kurumlarda yöneticilerin kendilerini ne kadar yalnız hissettiklerine şahit oluyorum. Mevki arttıkça, yalnızlık artıyor. Gizlilik çerçevesinde gerçekleşen yönetici koçluk seansları çok faydalı oluyor. Yönetici koçluğu, akıl vermek yerine varolan aklı kullanmayı hedeflediğinden, egolar da farkında olmadan yönetiliyor. Süreç sonunda bütüncül ve vizyoner yaklaşımı benimseyen, kendi öz değerlerini yaşatan, özgün, çevik ve tatmin yöneticiler artıyor. Profesyonel koçluk hizmeti alanlar, hizmet sürecinde farkında olmadan öğrenmişliği yaşıyorlar ve hedeflenen olumlu değişimi hem iş hayatlarına hem de yaşamlarının tüm alanlarına yansıtıyorlar.
"Yönetici koçluğu, akıl vermek yerine varolan aklı kullanmayı hedeflediğinden, egolar da farkında olmadan yönetiliyor. Süreç sonunda bütüncül ve vizyoner yaklaşımı benimseyen, kendi öz değerlerini yaşatan, özgün, çevik ve tatmin yöneticiler artıyor. Profesyonel koçluk hizmeti alanlar, hizmet sürecinde farkında olmadan öğrenmişliği yaşıyorlar ve hedeflenen olumlu değişimi hem iş hayatlarına hem de yaşamlarının tüm alanlarına yansıtıyorlar."
-Gelişim Atölyeleri kapsamındaki çalışmalarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz? Bu atölyeler kimlere yönelik oluyor, herkes katılabiliyor mu?
Bu çalışmalarımıza kurumların tüm çalışanları katılabilir. Kimlerin katılacağı, kurum yöneticileri,İnsan Kaynakları ve Eğitim birimleriyle kararlaştırılıyor. Sonrasında kurumun ihtiyacına ve katılımcı profiline uygun gelişim atölyeleri oluşturuluyor. Bu atölyeler; takım çalışması, kurumiçi uyum, satış ve müşteri hizmetleri, sunum becerileri, eğiticinin eğitimi, liderlik, etkin iletişim, yetkinlik ve motivasyon arttırıcı tüm eğitimler ile kurumun ihtiyacınca özel daha birçok atölyeden oluşabiliyor. Koçluk ve sürekli gelişim hizmetlerimizle ilgili, detaylı bilgilere www.kankalite.com web sitemiz üzerinden ulaşılabilir.
-Profesyonel koçluk hizmeti almanın kişiler için önemi nedir? Kişisel gelişimlerini ve profesyonel hayatlarını nasıl etkiliyor?
Profesyonel koçluk özellikle uzman ve uzman üstü seviyelerdeki çalışanlar için tercih ediliyor, çünkü koçluk yönteminde; teşhis yoktur, damga yoktur ve geçmiş ile ilgilenmez. Diğer gelişim mesleklerine göre çok daha az yönlendiricidir. Şimdi ve gelecek ile ilgilenir. Danışanı olduğu gibi kabul eder, gizlilik esastır. Direksiyonda danışan vardır. Çözüm ve hedef odaklıdır. Profesyonel koçlukta, danışanla nokta atışı çalışılır. Çalışılacak konuyu danışan belirler. Her seans bir saat kadar olup, bir spesifik konuya odaklanılır. Tamamen danışana özgü bir çalışmadır. Tabi tek bir konuya odaklı bir saat kadar çalışırken, farkında olmadan birçok yetkinlik de farkındalık ve gelişme oluyor. Doğal süreç, danışanın farkında olmadan öğrenmesini sağlıyor. Danışan, süreç sonunda yaşamının liderliğini eline alıyor. Çalışılan konu her ne ise, o konuda ‘Bu dünyada mümkünse, benim için de mümkündür’ anlayışına sahip oluyor. Dördüncü ve beşinci seanslara gelmeden, danışan yakın temastaki çevresinden çok olumlu geribildirimler duymaya başlıyor. Bir koç olarak, bu işin en keyifli tarafı da danışanın yaşadığı farkındalığı ve çevresinden duyduğu geribildirimleri dinlemek. Tatmin ve verimlilik için her kuruma koç lazım, diye düşünüyorum.
-Kurumsal olarak koçluk desteği almak, şirketin ve çalışanların performansına nasıl yansıyor?
Koçluğa yatırılan her bir doların kuruma geridönüşü 8 dolardır, diyebilirim. Eğitim alan kurumlardaki verimlilik artışı yüzde 22, eğitimle birlikte koçluk alan kurumlardaki verimlilik artışı ise yüzde 86 olmuştur. Metrix Global Araştırması’na göre; koçluk desteği almayanlarda terfi oranı yüzde 15, koçluk desteği alanlarda terfi oranı yüzde 55, danışanların kendi seviyesindeki çalışanlarla ilişkide iyileşme yüzde 63, astlarla ilişkilerde iyileşme yüzde 77, ekip çalışmalarında gelişim yüzde 67 ve üstlerle ilişkilerinde gelişim yüzde 71. Yüzde 61’i iş tatmininde, yüzde 52’si problem çözme becerilerinde ciddi bir ilerleme kaydettiklerini belirtmişlerdir. Özetle, koçluğun şirketlere katkılarını şöyle sıralayabilirim. Çalışanların işlerinde gösterdikleri çabayı arttırır. Yapılan işin doğru ve kaliteli olmasını sağlar. Zaman, insane ve bütçe gibi kaynaklar etkin yönetilir. Çalışanların potansiyel ve yeteneklerini üst düzeye çıkarmaya destek olur. Motivasyon artar. Performans düşüklüklerinin sebebi erken teşhis edilerek çözüm üretilir. Çatışmaları önler. Yeni yetkinlikler kazandırır. Eğitim alan kurumlardaki verimlilik artışı yüzde 22, eğitimle birlikte koçluk alan kurumlardaki verimlilik artışı ise yüzde 86 olmuştur. Karlılık artar.
-Bugün, iş hayatında en çok hangi noktalarda profesyonel koçluk hizmeti almaya ihtiyaç duyuluyor?
Her alanda aslında; ama en çok çalıştığım konular arasında karar alma, alternatifler arasında karar alma, problem çözme, verimlilik, karlılık artırımı, yetkinlik artırımı, zaman yönetimi, özgüven, delegasyon, yaratıcılık ve ilham, değerlerle uyumlu yaşama, özgün olma, çeviklik, çalışan sadakati ve mutluluğu, imaj yönetimi, sunum ve topluluk önünde konuşma korkusu, etkin iletişim ve ilişki geliştirme yer alıyor.
“Koçluk hizmetinin farkı profesyonel koçta bitiyor. Doğru koç seçimi çok önemli. Unvanı olmayan koçla çalışmak risk. Profesyonel koçluk özellikle uzman ve üstü seviyelerdeki çalışanlar için tercih ediliyor. Profesyonel koçlukta, danışanla nokta atışı çalışılır. Çalışılacak konuyu danışan belirler. Her seans bir saat kadar olup, bir spesifik konuya odaklanılır. Tamamen danışana özgü bir çalışmadır. Danışan, süreç sonunda yaşamının liderliğini eline alıyor. Çalışılan konu her ne ise, o konuda ‘Bu dünyada mümkünse, benim için de mümkündür’ anlayışına sahip oluyor.”
-Bu hizmeti almak isteyen kurumlar doğru koçu nasıl seçecekler?
Profesyonel koçun, Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun (ICF) düzenlediği unvanlık sınavlarından geçmiş, en az PCC unvanı almış bir koç olmasına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü Prof. koçlar bu unvanları almak için zorlu sınavlardan geçiyorlar ve unvan alabilmek için koçluk yapabildiklerini ispatlamak zorundalar. Tek kabul gören merci de ICF. Hizmet almadan önce, profesyonel koçta en az PCC ünvanı gösteren diploma ve kurum ve yönetici koçluğu deneyimi aranmalıdır. Koçluk hizmetinin farkı profesyonel koçta bitiyor. Doğru koç seçimi çok önemli. Unvanı olmayan koçla çalışmak risk. Bugün piyasada isim yapmış, koçluk eğitimi verenlerin bile gerçek koçluk yapamadıklarını gözlemliyoruz. Mutlaka unvanı gösteren diploma istenmelidir.
-Sizce, iyi bir koç olmanın sırrı nedir?
İngilizce’de, çok sevdiğim bir söz var: ‘Walk the Talk’. Tam karşılığı olmamakla birlikte, tavsiye ettiklerini, savunduklarını kendisi de uygulayan bir insan şeklinde düşünülebilir.Yaşamının liderliğini ele almış, seven, sevilen, saygı ve güven duyulan, kendi öz değerlerini yaşatan özgün ve iz bıkan bir lider olmalı. Bu dünyada mümkünse, kendisi içinde mümkün olduğunu bilmeli. Önyargısız, kendini ve ötekini kabul etmeli. Kendini ve ötekini değerli hissettirmeli. Önemsenmek için önemsemek gerektiğini bilmeli. Batı’daki ülkelere özenmek yerine, ülkesinin kıymetini bilip, değerleriyle gurur duymalı ve ülkesini çok sevmeli. Bilgiyi Batı’dan ithal etmeyi hedeflemek yerine, sürekli geliştirdiği bilgisini ihraç etmeyi gerçekleştirmeli. Bununla birlikte attığı her adımın ülkesine faydasının ne olduğunu düşünmeli. Beyin göçünün önlenmesi için savaşçı olmalı.
-Sizin bir kitabınızda var. Sunum Atölyesi kitabınız ne kadar zamandır piyasada? Nasıl temin edilebilir?
İlk baskısı Sistem Yayıncılık’tan 2009 senesinde, sonraki baskıları ise Ray Yayıncılık’tan çıktı. Kurumsal alımlarda Ray Yayıncılık’tan indirimli alınabiliyor. Genelde kurumlar, Sunum Atölyesi’ni eğitimle birlikte alıyorlar. Bireysel alımlar için tüm kitapcılardan ve yine internet alımlarında Ray Yayıncılık’tan alınabilir.