Yapay Zeka ve Sanal Gerçeklikte Oyun Sektöründe Yeni Dönem
Oyun endüstrisi son yıllarda küresel ekonomiye önemli bir katkıda bulunarak önemli gelirler üretiyor ve çok sayıda iş fırsatı yaratıyor. Uluslararası Mitoloji Film Festival kurucusu Gülşah Elikbank ve LUGAL Games Kurucusu Rahmi Aydemir ile oyun sektörünün ülkemizdeki durumunu konuştuk.


Oyun Yarışması ile oyun sektörüne adım attınız. Bu kararın arkasındaki ana motivasyon nedir?
Gülşah Elikbank: Festival olarak özellikle gençlerin festivalin içinde olmasını hedefliyoruz. Onların dilini ve tarzını yakalamak ve ayrıca dünyanın geldiği noktada teknolojiyi ustaca kullanarak o alanda da söz sahibi olmak için yola çıktık. Sinemaya bilgisayar oyunlarından transfer olmuş oldukça başarılı işler de var. Bunlar da bize ilham oldu doğrusu. Festival olarak sanatın tüm disiplinlerine yer vermeye ve bu alanlarda üretim yapan kişileri yanyana getirmeye, birlikte yaratıcı işlere imza atmaları için teşvik etmeye çalışıyoruz. Oyun sektöründe de eksik bırakılmış alanlardan biri de Anadolu Medeniyetlerinin mitolojisi ve kurgusu. Eğer sinemaya bu alandan katkılar sağlayacaksak, her alanda üretim yapılmasını cesaretlendirmek gerekli. Yarışma ve sonrasındaki ödül de bunun aracı aslında.
Oyun sektörünün ülkemizdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Rahmi Aydemir: Türkiye, son beş yılda oyun sektöründe büyük bir sıçrama yaşadı ve özellikle mobil oyunlar, düşük giriş bariyerleri ve geniş kullanıcı kitlesi sayesinde, bu büyümenin öncüsü oldular. Ülkemizden çıkan iki unicorn oyun şirketinin mobil platformlara yönelik içerikler üretmesi, sektörün hızla gelişen yapısının somut örnekleridir. Ancak, hâlâ küresel pazarda potansiyelimizi tam anlamıyla ortaya koyamadığımızı ve sürdürülebilir bir başarıya dönüştüremediğimizi belirtmek gerek. Bugün Çin, ABD, Almanya ve Güney Kore, oyun sektöründen en fazla gelir elde eden ülkeler arasında yer alırken, Türkiye henüz ilk 10’a dahi girebilmiş değil. Türkiye'nin bu pazarda daha güçlü bir konum elde edebilmesi için PC ve konsol projelerine daha fazla yatırım yapılması gerektiği aşikâr ve yatırım ekosisteminin yalnızca mobil ve hızlı geri dönüş sağlayan projelere değil, uzun vadeli ve katma değer yaratacak oyunlara da bu anlamda yönelmesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin oyun endüstrisindeki en büyük sorunu stüdyoların sayısı değil, yatırımcıların sektöre olan ilgisinin sınırlı olması ve çoğu zaman yanlış yönlendirilmesidir.
Dijital oyun sektörünün büyüme potansiyeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Rahmi Aydemir: Dijital oyun sektörü, dünya genelinde en hızlı büyüyen eğlence endüstrilerinden biri ve en azından erişebildiğimiz verilere göre pazarın 200 milyar doları aştığını biliyoruz. Aslında bu potansiyel çok daha büyük ve geniş. Sektör; sinema, müzik, çizgi roman gibi birçok pazarı ve sanat formunu doğrudan etkileyip, yönlendiriyor. Farklı disiplinlerin bir araya geldiği bu sektörde daha önce Santaolalla dinlememiş biri sanatçıyı bir oyunda keşfedebiliyor, Amerikan Çizgi Romanlarına ve süper kahramanlarına maruz kalmamış biri yine onları bir oyun sayesinde tanıyabiliyor. Ya da bu yarışmada olduğu gibi Anadolu Mitolojisi hakkında hiç okuma yapmamış ve panteon hakkında fikir sahibi olmayan biri kendini yeni bir dünyaya yelken açarken bulabiliyor. Bu sebeple sektörde büyüme potansiyelinin, hikaye anlatıcılığı yeteneğini kaybetmediğimiz müddetçe var olacağını söyleyebilirim. Fakat bu sektörde büyüme potansiyelini sürdürülebilir kılacak iki kritik eşik var bence. Tüketiciyi bir anlamda ilgi blokajına sokmadan farklı tür ve hikayelerle etkilemek, diğeri de inovasyon ve yaratıcılıkla kullanıcıyı sürekli içeride tutmak. Bu yeni mekanikler olabilir, yapay zekanın ya da multimedyanın entegrasyonu olabilir veya hikaye anlatımında farklı teknikler olabilir. Böylece, yenilikçi ve özgün yaklaşımlarla oyun sektörü büyüme potansiyelini daha da geliştirebilir ve yenileyebilir.
Yapay zeka ve sanal gerçeklik gibi teknolojilerin sektördeki rolü nedir?
Çağın gereksinimlerini yakalama ve inovasyon yaklaşımı tam olarak yapay zeka ve sanal gerçeklik etrafında şekilleniyor. Oyuncular olarak bizlerin, gerçek dünyada yapamadıklarımızı sanal ortamda deneyimleme arzusu, bu teknolojilerin gücünü ve potansiyelini gözler önüne seriyor. Son birkaç yılda yapay zeka ana gündemlerimizden birini oluşturuyor, aslında yapay zeka ve sanal gerçeklik oyun dünyasında yeni teknolojiler de değiller; yıllardır bu araçlardan faydalanıyoruz. Ancak bugünün üretken yapay zekasına gelince, işte bu gerçekten sektörde devrim niteliğinde bir değişim yaratıyor. Oyun karakterlerinin daha akıllı, daha doğal davranışlar sergilemesini sağlıyor ve oyuncularla çok daha etkileşimli bir deneyim sunuyor.