Tüm ihtiyaçlara tek çatı altında çözümler sunuyoruz

Sertrans Logistics, lojistik ihtiyaçlarına tek çatı altında ve uçtan uca çözümler sunuyor

Tüm ihtiyaçlara tek çatı altında çözümler sunuyoruz
kobiaktuel
kobiaktuel
09 Eylül 2021 Perşembe 13:49

B4B4C yaklaşımı ile tüm süreçleri tüketici beklentisine uygun şekilde tasarlamaya başladıklarını söyleyen Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Keleş ile şirketin faaliyetlerini, e-ticaret lojistiği kapsamındaki yatırımlarını ve KOBİ’lere sundukları hizmetleri konuştuk.

Lojistik sektöründeki ilk kadın yöneticilerden birisiniz. Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Türk lojistik sektöründe, kurucu ortak olarak ilk ve sayılı kadın yöneticilerden biriyim. Sertrans’ın kuruluşundan itibaren şirket yönetiminin başındayım; 2008’de şirketin CEO'su oldum, 2019 yılında da Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendim. İş hayatımın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da aktif görevler üstleniyorum. Halihazırda TGSD Yönetim Kurulu Üyeliği ve TÜSİAD E-Ticaret Lojistiği Alt Çalışma Grubu Başkanlığı görevlerim var. KAGİDER, KALDER, UND, Türk-Fransız Ticaret Derneği gibi pek çok sivil toplum kuruluşunda rol aldım, 'kadının ekonomik hayata katılımı' konusunda ulusal ve uluslararası çalışma gruplarındaki faaliyetlerde bulundum. Lojistik sektörüne adım atmak, bu alanda kadın olarak başarılı olmak benim için zor olanı başarmaktı. Henüz 22 yaşındayken, o günlerde erkeklerin egemen olduğu bir sektöre girme cesaretini gösterdim. Sektörde 31’inci yılımı geride bırakıyorum. Bugün, Sertrans’ın geldiği nokta ve sektörün kadına bakış açısı, iyi ki zoru başarmışım dedirtiyor ve beni gururlandırıyor.

Sertrans Logistics’in sektördeki konumundan bahseder misiniz?

Sertrans Logistics, 1989 yılında İstanbul’da bir aile şirketi olarak kuruldu. Kurulduğumuz ilk yıllarda uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık alanında hizmet veren bir şirket iken, bugün gelinen noktada uçtan uca ve tüm lojistik ihtiyaçlarına eksiksiz, tek çatı altında ve dünyanın dört bir tarafında çözüm sunan bir lojistik şirketine dönüştük. Uluslararası parsiyel, komple ve multimodal taşımacılık hizmetlerimizin yanında, e-ticaret başta olmak üzere tedarik zinciri yönetiminde de ulusal ve uluslararası müşterilerimize hizmet veriyoruz. 19 ülkede 80’den fazla noktada sunduğumuz kara, deniz, hava taşımacılığı çözümlerimizi; antrepo, e-ticaret ve pazaryeri lojistik çözümleri, serbest depo çözümleri ve özgün ihtiyaçlara göre tasarlanmış katma değerli çözümlerle genişlettik. Markalarımız için e-ticaretin ne denli önemli olduğunun bilinciyle hareket ederek, operasyonel süreçlerimizin iyileştirilmesine yönelik adımlar atıyoruz.

E-ticaret lojistiği kapsamında neler yapıyorsunuz?

2009'dan beri e-ticaret lojistiği alanında, yerel ve global birçok markaya hizmet veriyoruz. Gerek depo kapasitemiz gerek müşteri sayımız gerekse e-ticaret ciromuz ve yarattığımız istihdam imkânı yıldan yıla çift haneli rakamlarla büyüyor. Halihazırda 140 bin metrekareyi aşan depolama alanı ile 8 milyon adetlik ürün depolama kapasitesine sahibiz. Bu kapasiteyi 10 milyon adede esnetmek de mümkün. Günde yaklaşık 40 bin adetlik ürün sevkiyat kapasitemiz var. Elbette sadece ürün sevk etmek tek başına bir kriter değil. Hız ve stok doğruluğu da tüketici için kıymetli oran kriterler. Bu anlamda, Sertrans özelinde herhangi bir sipariş yüzde 99 oranında kargoya tam zamanında teslim edilir. Sertrans’ta her ihtiyaca uygun bir e-ticaret lojistiği hizmeti bulmak mümkün. Dünya devi markalara da KOBİ’ye de aynı anda ve aynı kalitede hizmet verebiliyoruz. Ecomline olarak tanımladığımız hizmetimizle farklı ihtiyaçlara uygun esnek çözümler üreterek tüm ihtiyaçları karşılayabiliyoruz.

Pandemi döneminde e-ticaret tarafındaki talep artışı karşısında ne tür yatırımlar hayata geçirdiniz?

2020 yılının nisan ayında, pandeminin ilk dönemlerinde Hadımköy deposuna 40 bin metrekare ilave yaptık ve şu anda neredeyse tamamı doldu.  Bu yatırımın maliyeti yaklaşık olarak 5 milyon euro. 2021 yılında ise iki büyük yatırımı daha tamamladık. İlki nisan ayında açılışı yapılan Almanya deposu. Yaklaşık 5 bin metrekare büyüklüğünde olan bu depo, Benelüks bölgesine yakın konumuyla bir ülke deposundan ziyade bir bölge deposu özelliği taşıyor. Almanya’daki depomuz, uluslararası nakliyede bir toplama ve dağıtım merkezi olma görevini üsteneceği gibi özelikle yurt dışına açılmak isteyen Türk markaları için e-ticaret lojistiği hizmeti de verecek. Aynı zamanda e-ihracat noktasında da önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Yaklaşık 5 bin metrekarelik bu depoyu çok kısa süre içinde 10 bin metrekareye çıkartacağız. Bu yılın en önemli yatırımı ise eylül ayında mal kabulüne başlayacak olan İstanbul Akpınar depomuz. Yaklaşık 30 bin metrekarelik bir büyüklüğe sahip ve e-ticaret lojistiği operasyonları için özel olarak dizayn edilmiş bu depoyla başta KOBİ’ler olmak üzere, e-ticaret alanında hizmet veren markaların depolama ihtiyaçları için önemli bir çözüm fırsatı yaratmış olduk.

KOBİ’lere sunduğunuz hizmetleri anlatır mısınız?

E-ticaret alanında pandemiyle birlikte ortaya çıkan hızlı büyüme, e-ihracat alanında yaşanan son gelişmeler ve tüketici alışkanlıklarında ortaya çıkan değişim, KOBİ’lere gerek yerelde gerekse globalde kendi markalarını büyütme imkânı yarattı. Buna bağlı olarak, KOBİ’lerin e-ticaret lojistiği alanındaki ihtiyaç ve beklentileri her geçen gün biraz daha artıyor. Bu noktada bir taraftan KOBİ’lerin farklı ihtiyaçlarına yönelik özel hizmet paketleri geliştirirken, diğer taraftan KOBİ’lere farklı alanlarda da imkân yaratmak adına farklı iş birliklerine gidiyoruz. Bu anlamda Sertrans Logistics olarak geçtiğimiz günlerde Trendyol’un resmi KOBİ lojistiği hizmet sağlayıcısı olduğumuzu duyurduk. Bu iş birliğiyle birlikte Trendyol platformu üzerinden ürün satışı yapan KOBİ’ler, farklı alanlarda lojistik ihtiyaçlarına yönelik Sertrans’ın ayrıcalıklı hizmetlerinden faydalanabilecekler. Gerek Almanya gerekse Akpınar deposu, KOBİ’lerin yurt dışı ve yurt içi büyüme stratejilerini destekleyici olacaktır.

B4B4C adını verdiğiniz dönüşüm süreciniz var. Nedir bu B4B4C?

Küresel ticarette tarihin en büyük değişimi yaşanıyor. Değişim ve dönüşüm süreci, pandemi ve e-ticaretin inanılmaz yükselişiyle daha da hız kazandı. Lojistiğin yedi doğrusu kavramı artık güncelliğini yitiriyor, yeni doğrular ortaya çıkıyor. Sektörde e-ticaretin dinamiklerine uygun ortaya çıkan yeni doğrular; hız, kapasite, stok doğruluğu. Artık lojistik dünyası için de tüketici işin merkezinde. B2B ve B2C gibi sektörel tanımlamalar ortadan kalkıyor. B2C için tüketici uzun süredir iş modelinin merkezindeydi. Artık B2B’nin merkezine de tüketici geldi. Bu yaklaşıma biz B4B4C “Business For Business For Consumer” dedik ve tüm süreçlerimizi tüketici beklentisine uygun şekilde tasarlamaya başladık. Bu noktada artık ana KPI’larımız hız, stok doğruluğu ve kapasite. Bu KPI’ları hayata geçirmek için de tedarik zincirini tek çatı altında yönetebilme kapasitesine sahip olmanız gerekir. Tek çatı altında yönetimin maliyet, satış, hız, rekabet, üstünlük olarak ne kadar derin faydalar yarattığını pandemi döneminde yaşayarak gördük. Artık dijitalizasyon, teknolojiye yatırım, müşteri deneyimi, müşteri hareketi, satın alma alışkanlıklarını yönetmek, ölçmek, buna göre uygun ürünleri tasarlamak ve satışı yapmak rekabetin en fazla emek harcanması gereken tarafı.

Bu yılki büyüme hedefinizi paylaşır mısınız?

Taşımacılık operasyonlarında pandemi nedeniyle daha stabil bir büyüme içinde olsak da depolama operasyonlarımızda ciddi bir büyüme kaydediyoruz. Bu anlamda gerek müşteri sayımız gerekse toplam depolama kapasitemizde bir önceki yılın üzerinde bir performans ortaya koyduk. Yatırımlarımız istihdam anlamında önemli kazanımlar elde etmemize vesile oldu. Mevcutta 2 bin 500 kişilik bir kadroyla operasyonlarımızı yönetiyoruz. Yılın ilk yarısında ortaya koyduğumuz performansı dikkate aldığımızda, olağanüstü bir durum ortaya çıkmazsa, bu yılı büyümeyle kapatacağımızı düşünüyoruz.

Önümüzdeki dönem için hedefleriniz neler?

Mevcut kapasitemizle Türkiye’nin en büyük e-ticaret lojistik firmasıyız. 2023’te her anlamda ülkemizin en büyük e-ticaret lojistiği firması olmayı hedefliyoruz. Tüm yatırım planlamamız ve yol haritamızı buna göre belirledik. Bu hedef doğrultusunda ilerlerken gerek yurt içinde gerekse yurt dışında önemli yatırımlarımız devam edecek. Mevcut depo kapasitemizi yaklaşık üç katına çıkarmayı planlıyoruz. Avrupa’nın birçok ülkesinde ithalat/ihracat parsiyel ve hızlı taşımada sektör lideri olan bir firma olarak, bu ülkelerle olan hacmimizi sadece tekstil ve otomotiv olarak görmüyor, tüm sektörler olarak büyütmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, Almanya’daki ofis ve depomuza ilaveten diğer ülkelerde ofis ve depo açılışlarımız devam edecek. 

Pandemi süreci sektördeki hizmetleri nasıl şekillendirdi?

Pandemi ile beraber lojistik sektöründe de iş yapış biçimleri değişti. Bilişim tabanlı tedarik zinciri yeteneklerinin hızlı adaptasyonuyla dijitalleşen iş süreçleri ve bilgide şeffaflıkla birlikte daha senkronize, görülebilir ve izlenebilir değer zincirleri yaratılması olanağı doğdu. Lojistik ve taşımacılıkta kullanılan sistemler sayesinde, süreçler artık otomatik olarak kontrol ediliyor. Otonom araçlar, kaptansız gemiler, pilotsuz uçaklar, dronlarla teslimatlar ve bulut teknolojisiyle süreçlerin dijital platformlara taşınması hızlı bir şekilde hayatımıza giriyor. Tüm bu gelişmeler Endüstri 4.0’ın geliştirilmesini, sanayi ve ticaretle bütünleşmesini zorunlu kılıyor.

Sektörünüzde önümüzdeki dönemde neler öne çıkacak?

Akıllı üretim sistemlerinin, akıllı şehir, ev, lojistik, şebeke, cihaz unsurlarının sosyal ağlar ve e-ticaret ağlarıyla birleşmesi sonucu veriler, hizmetler, nesneler ve bireylerin internet ortamını kullanarak kuracağı ekosistem önümüzdeki çeyrek asırda küresel ticaret yönünü de değişecek. Bu nedenle artık datayı okuyabilen, analitik düşünebilen, bütün bu mevzuları görüp, yorumlayabilen, akıl katabilen insanların istihdam edildiği bir dünya var önümüzde. Ar-Ge merkezlerine çok ciddi yatırım yapılmalı. Teknolojik dönüşümle beraber, lojistik sektörü tamamen kâr merkezi olarak tasarlanmalı ve tek bir çatı altından yetkin firmalarla yönetilmeli. Artık karşımızda hibrit müşteriler var; farklı durumlarda farklı talep kalıplarına giren müşteri tipleri karşımıza çıkıyor. Bu yeni müşteri tipi hayatın her alanını etkileyecek. Dolayısıyla bu yeni müşteri tipinin talep ve ihtiyaçlarına uygun bir lojistik süreci tasarlanmalı. 

Sertrans Akademi’de hangi eğitimleri veriyorsunuz? Bu eğitimlerin, sektöre katkısı ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Sertrans Akademi kapsamında İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle E-Lojistik Uygulamaları ve Pratikleri sertifika programını başlattık. Bu program aynı zamanda sektörün ilk ve tek akredite eğitim programı. Akademiye katılan öğrenciler, İstanbul Üniversitesi tarafından verilen online derslerin yanı sıra Sertrans’ta fiziki eğitimlere de giriyorlar. Sertrans Hadımköy tesislerindeki depomuzda e-ticaret lojistiği operasyonlarımızın her aşamasını uygulamalı olarak gözlemleme ve deneyimleyeme fırsatı yakalıyorlar. Sertrans Akademi sadece şirketimizin değil, sektörün yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak adına atılmış önemli bir adım.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.