“Bilişim Zirvesi 2018’de, Yıkılan Duvarların Ardındaki Dijital Dünyayı Konuşacağız”

Bilişim Zirvesi 2018’de, Yıkılan Duvarların Ardındaki Dijital Dünyayı Konuşacağız

0
268

Bilişim Zirvesi, bu yıl 21-22 Kasım’da, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Zirvenin bu yılki teması “Akıllı Şeyler- Bilen Teknolojiler”. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi Genel Müdürü Neslihan Aksun, bu yılki zirvede tartışılacak konuları, yapay zekanın geleceğini ve zirvenin sektöre etkisini anlatıyor.

Bilişim Zirvesi etkinliğinizden kısaca bahseder misiniz?
Bilişim Zirvesi, 2000 yılından bu yana Türkiye’nin teknoloji ve bilişim gündemini belirleyen; geleceği bugüne taşıyarak bu konuda bireylerin, şirketlerin ve ülkemizin vizyon, strateji ve yol haritası oluşturmasını destekleyen; yeni teknolojilerin ekonomi, siyaset ve sosyal yaşamımıza etkilerini çok boyutlu ele alan; yarına nasıl hazırlanmamız gerektiğini ortaya koyan bir etkinlik. Etki alanı olarak bölge ülkeleri de kapsayan geniş özelliklere sahip.  Her yıl gerçekleştirilen Bilişim Zirvesi – ICT Summit etkinliği, Türk İş Dünyası’nın teknoloji ile etkileşiminin bugününü ve geleceğini konuşturan ülkemizin ve bölgenin lider iş ve işbirliği etkinliğidir.

Etkinliğin bu seneki teması Akıllı Şeyler- Bilen Teknolojiler. Bu kapsamda hangi konular tartışılacak?
Projemizin amacını kısaca yapay zeka ve robotlarla birlikte yeni bir yaşam ve insanı yeniden tanımlamak olarak özetleyebilirim. Geçtiğimiz yıl yıkıcı ve yenilikçi dijital ekonomiyi tüm yönleriyle ele aldığımız Bilişim Zirvesi’nde geleneksel ekonominin duvarlarını çatlatmış, hatta yıkıma uğratarak dijital ekonominin temellerini atmıştık. Bilişim Zirvesi 2018’de ise yıkılan duvarların ardındaki bağlantılı, akıllı ve zeki dijital dünyayı anlamaya, kavramaya, tasarlamaya, kurgulamaya, planlamaya, strateji oluşturmaya çalışacağız.

ÖğreneBİLEN teknolojiler yani gelişmiş yapay zeka çatı konusu altında pek çok temayı paralel olarak işleyeceğiz. Bu kapsamda tartışılacak temel konuları şöyle özetlemek mümkün:
İnsan özellikli teknolojiler; Her şeyin akıllı olması mümkün mü, bizi nereye götürür?; Yapay zeka kavramının temel bileşenleri; Yapay zekanın çok fazla veriye ihtiyacı var; Büyük veriden algoritmalara ve yapay zekaya; Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik; Fizikselden dijitale entegrasyon ve yapay zeka; İnsanın zaaflarını ortadan kaldırmaya yönelik yapay zeka; Doğal dil işleme ve makine öğrenmesi; Derin öğrenme ve semantik; Öğrenen ve idrak eden (cognitive) sistemler; Yapay zekadan süper zekaya; Elektronik insan – insani sistemler ve duygusal yapay zeka; Yapay zekayı yine yapay zeka üretiyor; Yapay zeka tehdit mi, fırsat mı? Yapay zekayı tehditten fırsata dönüştürmek; Yapay zekânın şirketler ve ülkeler için gerçek değerini belirlemek; CEO’lar ve CIO’lar yapay zeka fırsatlarını ekonomik değere dönüştürmek için hazır mı?; Yapay zeka ekonomisinde yeni rekabet kuralları; Yapay zeka ve güvenlik; Yapay zeka ve güvenilirlik; Etik yapay zeka: Doğru ve olumlu kararlar alabilen yapay zeka; Yapay zekanın hukuki ve sosyolojik boyutu; Yapay zekayı geliştirmek için yeni inovasyon ve girişimcilik adımları.

Zirveye ilgi nasıl? Katılımcılarla ilgili de bilgi verebilir misiniz?
Çok ciddi pazarlama çalışmaları yapıyoruz. 200’e yakın konuşmacı ve onlarca destekleyenimiz de etkinlik hakkındaki duyurulara destek oluyorlar. Outdoor çalışmalar, dijital ortamlar, basılı medya, yüksek PR çalışmaları ve elbette grup şirketlerimizden araştırma ve pazarlama konusunda uzman olan M2S ve 25 yıllık tecrübesi ile BTHaber Gazetesi ile ciddi ilgi topladığımızı düşünüyorum. Ana sponsorlarımız olan Türkiye İş Bankası ve Hewlett Packard Enterprise kurumlarının da marka gücü ortada. Geçen yıl zirvedeki tema toplantılarına 4196 giriş almıştık. Ziyaretçilerimizin yarısından fazlası Orta ve Üst Düzey görev kademeli. Geçmiş yılların tüm analiz ve sonuç raporları zirve sitesinde yayınlanıyor.

Bilişim Zirvesi’18 yine ülke gündemini değiştirecek bir ana tema ile bu yıl da siyasiler başta olmak üzere iş ve bilişim profesyonellerini, kamu ve yerel yönetimleri, akademik dünyayı, sivil toplum kuruluşlarını, düşünce liderlerini ve bilim insanlarını bir araya getirecek. Zirveye katılan tüm paydaşlarla beraber zeki dijital dünyayı oluşturarak bu dünyada yaşamanın temel prensiplerini belirleyeceğiz.

Türkiye, dijital dünyaya entegrasyon konusunda hangi aşamada?
Sıfır noktasında değiliz, ancak ülke olarak çok çalışmamıza ve konuya yatırımlarımıza rağmen yolun başındayız. Neden, diyecek olursanız aslında yol uzun. Hemen tüm sektörlerin teknoloji ve dijitalleşme ile dönüşümünü gerçekleştirebilmesinin yanında bilim ve teknoloji üretiminin temel motivasyon noktası olması zorunlu hale geldi. Teknolojiyi yalnızca kullanan değil üreten ve ileri düzeye taşıyan ülkeler geleceği kurabilirler. Biz de ülke olarak entegre olmak için çabalayan çalışan bir ülkeyiz.

Bilişim yatırımlarının temelinde “Verimlilik” yatıyor. Maliyetlerinin düşmesi, süreçlerin hızlanması, yeni ürün geliştirme, müşterilere sunulan ürün ve hizmetlerin kalitesinin dolayısıyla da müşteri memnuniyetinin artması gibi tüm iş unsurlarının temelinde bilişim teknolojileri yatıyor. Büyük ölçekli kuruluşlar zaten bu bilince büyük ölçüde ulaşmış durumdalar. Ama KOBİ’lerimiz için aynı şeyi söylemek biraz zor. Teknoloji yatırımları ve bu doğrultuda gerçekleştirdikleri projeler ile çok iyi sonuçlar elde etmiş KOBİ’lerimiz var ama bu sayı ne yazık ki ülkemiz açısından yeterli değil. Bugün artık KOBİ’lerimiz sadece ülke içinde değil, dünya ölçeğinde rekabet etmek zorundalar. Dünyanın herhangi bir yerinden bir şirket yarın bir bakmışsınız sizin rakibiniz olmuş. Kaldı ki bu durum, büyük şirketler için de geçerli. Onların da sürekli olarak teknolojik altyapılarını geliştirmeleri gerekiyor. Bilişim yatırımları süreklilik isteyen bir yatırım.

Yapay zekanın geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Robotların iş hayatında yer alması, insana olan ihtiyacı ve istihdamı sizce nasıl etkileyecek?
Yapay zeka ve robotik teknolojileri bir tehdit olarak değil, sunduğu fırsatlar açısından değerlendirmek gerekiyor. Var olan yapıları sadece değiştirmek değil, inovatif bir yaklaşımla yeniden inşa etmek ise tek doğru yöntem. Bilgi çağı ve dijital çağ bize aynı zamanda makine çağını da armağan etti. Çıkış noktası olarak insana benzeyen, kas gücü gerektiren gündelik işlerini yapabilen ve işlerin daha hızlı yapılmasını sağlayan makinelerin üretilmesi olarak tanımlayabileceğimiz robotik teknolojiler bugün sınırsız bir noktaya ilerliyor. Yapay zeka özellikleri kazandırılarak sadece basit komutlarla basit bir işi yapan robotlar yerine düşünen, karar veren, hissedebilen, öğrenen, öğreten kısacası insan özellikleri zenginleştirilmiş özerk robotların geliştirilmesi için bilim adamları kolları sıvadı bile.

Robotların iş hayatında yer alacak olması, robot istihdamı gerektirecek evet. Ama bunun anlamı insan istihdamına yer kalmayacak olarak algılanmamalı. Sadece kurumlar değil bireyler de dönüşecek. Buna mecburuz. Eğitim sistemlerinden gündelik yaşam biçimlerimize kadar her noktayı dönüştüreceğiz, bilgileneceğiz ve gelişeceğiz. Çağa ayak uydurarak robot istihdamını, robot işçileri ve hatta yöneticileri yaratacak, tasarlayacak, organize edecek, denetleyecek ve daha pek çok görev için insan her zaman değişmez en önemli unsur; ama bu sürece biz insan kaynaklarımızı geliştirmeden ve dönüştürmeden girersek işte o zaman yine bir treni daha kaçırmış olacağız.

Önümüzdeki süreçte yapay zekanın gelişmesi en çok hangi sektörleri etkileyecek?
Duvarın Ardı’nda artık bizi ‘Akıllı Şeyler ve Bilen Teknolojiler’ bekliyor. İnsanın yaşam ekosistemindeki her şey dijital sinir ağlarıyla birbirine bağlanarak akıllı ve otonom hale geliyor. Tüm nesneler, eşyalar ve canlılar olarak tanımladığımız bu ‘akıllı şeyler’ empati kurabilen, merak edebilen, öğrenebilen, karar verebilen, uygulayabilen, tasarlayabilen, kurgulayabilen gibi özellikler kazandırılmış yapay zeka teknolojisinin bir ürünü.  ‘Akıllı Şeyler’ bağlantılı ve etkileşimli şekilde birbirini yöneterek bizi bütünsel bir dijital zekaya taşıyor. Dolayısı ile etkilemeyeceği sektör olmayacak iddiasında bulunabilirim. Önceliklendirmek gerekirse; şehircilik, otomotiv, finans, sağlık, ev teknolojileri ve spor alanlarında gelişimleri daha hızlı fark edeceğimizi söyleyebilirim.

Bilişim sektörünün Türkiye ve dünyadaki geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ekonomik darboğaz yaşayan ülke ekonomilerinin ancak üreterek sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme yakalayabileceğini artık hepimiz biliyoruz. Ülkemizde ise; artan dijitalleşme, bilgi ve teknoloji temelli yeni ekonomi modellerigeliştiriliyor. Heyecan ve umutla Ülkemizin uluslararası rekabette yüksek teknoloji temelli üretim sağlayacağına inanıyoruz. Hızlıca dijitalleşme ve Endüstri 4.0 dalgasını yakalamamız son derece kritik. Bugün artık her iş sürecinin temelinde bilişim teknolojileri yer alıyor. Donanım ürünleri konusunda zaten kısa sürede geri dönüşler alamayabiliriz. Dolayısıyla Türkiye’nin iyice yazılıma odaklanması gerekiyor. Gelecek yazılımda…

Bilişim Zirvesi’nin sektöre etkisi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Yıllardır iş dünyası, devlet, siyasiler, akademisyenler, girişimciler ve yatırımcıları bilişim dünyası profesyonelleriyle buluşturan Bilişim Zirvesi, uluslararası kimliği, köklü, güçlü, özgün ve zengin içerikli yapısıyla bu alandaki en önemli bilgi, paylaşım ve buluşturma ortamı oldu. 2000 yılından bu yana edindiği eşsiz birikimle ülkemizin ve bölgenin lider etkinliği haline geldi. Bilişim Zirvesi, gündem oluşturan içeriği, bilişim dünyasının tüm oyuncularını kucaklayan yapısı, tüm tarafları bir araya getiren ve buluşturan özelliği, geleceğe dönük yüzü ve yeniliklere açık kimliğiyle bilişim sektörünün de bütünleşik yapısını ve gücünü gösterdiği etkinliklerin başında geliyor.

Geçtiğimiz yıl teknolojinin, zihnimizde ve gerçek dünyada oluşturduğumuz tüm geleneksel duvarları birer birer yıkmaya başladığına işaret ederek yıkıcı yenilikçi özellikler barındıran dijital ekonominin ayak seslerini duyurduğumuz Bilişim Zirvesi’nde bu yıl sektörleri duvarın ötesine taşıyacağız.

Eklemek istedikleriniz var mı?
Bugün yeni bir yol ayrımındayız. Ya insan tarafından yapılan bu ‘akıllı şeyler’ in bizi ele geçirmesine ve yönetmesine seyirci kalacağız ya da yapay zeka ve robotlarla birlikte yeni bir yaşam ve insanı yeniden tanımlayarak geleceği yeniden kurgulayacağız.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here