Canlı kopyalama yöntemi artık çok kolay!
Yerli ve yabancı 500’ü aşkın katılımcının izlediği kongrede konuşan bilim insanı, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aydeniz de; canlı kopyalama yöntemini kolay hale getiren bir metot geliştirdiklerini belirtti. Uluslararası bilim insanlarının katıldığı kongrede canlı türlerini kopyalamayı kolaylaştıran metotlarını tüm dünyaya duyuran Dr. Elif Ganime Aydeniz, ilk olarak 1997 yılında Dolly isimli koyunun klonlandığını ama uzun süre yaşamadığını belirterek “Bir canlının, birebir kopyasını yapabilmek için bazı kriterler var; bunlardan biri de mitokondriyal DNA dediğimiz DNA. Biz kopyalamada tüm sorunları aşabilen ve eski yönteme göre çok daha kolay olan bir teknikle ekip olarak bunu gerçekleştirdik. Patent başvurusu yapılmış olan bu metotta eski yöntemlerin aksine kopyalanmak istenen hücrenin çekirdeği değil bütünü kullanılmış ve daha da önemlisi kopyalamada standart dişi yumurtası yerine çekirdekleri çıkartılmış döllenmiş yumurta kullanılarak tam ve efektif bir kopyalama başarılmıştır. 1,5 yıldan bu yana sıçanlarda yaptığımız bu çalışmanın diğer canlı türlerinde gösterilmesi ve tekrar tekrar doğrulanması halinde indüklenmiş pluripotent hücre ve aynı zamanda canlı kopyalama her İVF laboratuvarının gerçekleştirebileceği etkin, kolay bir yöntem olarak yaygın kullanım alanı bulabilecektir” dedi.
Organ bekleyenlere umut olacak
En büyük amaçlarının insanlığa hizmet etmek olduğunu vurgulayan Dr. Elif Ganime Aydeniz, bu çalışmanın yıllarca organ sırasında bekleyerek yaşamlarını kaybeden kişilere de umut olacağını belirterek şunları söyledi: “Aileler çocuklarının göbek bağını, kordon kanını mutlaka saklasınlar. Çünkü bu kordon kanından organ yapabiliyor hale geleceğiz. Kordon kanı sadece hücrelerinden değil plazmasından da çok zengin. O kadar çok projemiz var ki bu ilk basamağı. Bundan sonra kordon kanının her hücresini, plazmasını, her aşamasını kullanıyor olabileceğiz ve hayalimiz uzun ama bir o kadar sağlıklı aktif yaşamlara ulaşabilmek.”